Rüyada incir, küçük görünenin ağır bastığı bir değerle ilgilidir: gösterişsiz bir emek nihayet olgunlaşmıştır. Ham koparılması ise acele edilmiş bir hamleyi anlatır.
İncir, kutsal kitapların üzerine yemin ettiği birkaç meyveden biridir ve Akdeniz kültürlerinde ağacı çoğu zaman meyvesinden daha çok anılır. Gölgesi geniştir, taşın çatlağında bile kök salar, yıkık bir duvarın dibinde kendiliğinden biter. Türkçedeki incir çekirdeğini doldurmaz sözü de bu ağacın etrafında doğmuştur: küçücük bir çekirdek yüzünden çıkan büyük kavgayı anlatır. Aynı meyve hem değersiz sayılanın adıdır hem üzerine yemin edilenin.
Botanik tarafı bu çelişkiyi açıklar. İncir çiçeğini dışarıda açmaz; meyve dediğimiz şey içeri kıvrılmış bir çiçek demetidir. Dıştan bakıldığında mütevazı, koyu renkli, dikkat çekmeyen bir yumrudur; ikiye bölündüğünde içinden bal rengi bir doluluk çıkar. Gösteriş yapmayan olgunluğun en açık örneğidir. Ege köylüsünün ilek dediği minik arı bu kapalı yumruya bir kez girer, meyveyi döller ve bir daha çıkmaz. Bereketin bedelini kimsenin görmediği bir yerde ödeyen bir canlı vardır.
Ama acele kaldırmaz. Ham incir koparıldığında sapından beyaz bir süt akar ve bu süt dudağı yakar. Olgunlaşan incir ise dalında kendiliğinden çatlar, hafifçe sarkar ve elde durmaz; iki gün içinde ya yenir ya kurutulur. Ege'de sergilere serilen incirler kışa böyle kalır. Rüya dilinde meyvenin ham mı olgun mu olduğu, dalında mı sergide mi durduğu belirleyicidir. Olgun incir vakti gelmiş bir karşılığa, ham incir erken davranmaya, kuru incir ise saklanmış bir emeğe karşılık gelir.
Rüyanızda bir incirin dalda kendiliğinden çatlamasını izliyorsanız, uyanık hayatta uzun süredir kimseye göstermediğiniz bir emeğin artık görünür olmaya başladığını hissediyorsunuz demektir.
Bazı insanlar işini gürültüsüz yapar. Toplantıda konuşmaz ama raporu o yazar. Evde kimseye söylemeden bütün faturaları takip eder. Bir ekibin sessiz omurgası olur ve adı hiçbir sunumun ilk sayfasında geçmez. İncir rüyaları çoğunlukla bu kişilerin görünürlük eşiğine geldiği günlerde görülür: içeride biriken doluluğun artık dışarıya çıkması gerekir. Sessizlik bir süre koruma sağlar, sonra hakkı yenmiş olmanın sıkıntısına döner ve kimseye kızamazsınız, çünkü kimse sizden saklamanızı istememiştir.
Ham incirin sütü ise başka bir dersi taşır. Olmadan koparılan meyve yakar. Hazır hissetmediğiniz hâlde kendinizi sunmaya zorlarsanız, ortaya çıkan şey size zarar verir: yarım biten bir dosyayı sunmak, henüz güvenmediğiniz birine her şeyi anlatmak, hazırlanmadan girilen bir sınav. Rüyada dudağınızın yanması, erken davrandığınızı zaten bildiğinizi gösterir.
Bir de küçültme meselesi vardır. İncir çekirdeğini doldurmayan bir sebep yüzünden ailede aylarca konuşulmayan insanlar olur. Rüyada minicik bir incirin elinizde büyümesi ya da bir tanesi için tartışmanız, ölçüyü kaçırdığınız bir konuyu işaret eder. Bu rüyanın ardından iki iş bekler: emeğinizin nerede görünmediğini yazın, sonra son bir ayda hangi meseleyi gerçek boyutundan büyük tuttuğunuzu bulun. İki listeyi yan yana koyduğunuzda hangisinin daha uzun olduğu size çok şey söyleyecektir.
İncir çiçeğini dışarıda açmaz. Bütün olgunlaşma kapalı bir yumrunun içinde tamamlanır; dışarıdan bakan kişi ne renk, ne koku, ne de bir işaret görür. Böyle bir olgunluk Boğa'nın işidir: acele etmez, gösterişe girmez, süresini doldurur. Venüs ise bu kapalı doluluğa değer biçer. Değer biçme işi 2. eve düşer: mesele neye sahip olduğunuz değil, sahip olduğunuz şeye kaç para biçtiğinizdir. İncir tam olarak orada durur, çünkü avuçta küçük görünen şey ağızda ağır basar.
Ağaç tarafı ise Jüpiter'e bakar. Yay arketipi gölge veren, uzağa dal salan, kimin oturduğuna bakmadan barındıran bir cömertlikle çalışır. Yıkık duvarın dibinde kendiliğinden biten bir incir ağacı, Jüpiter'in bereketini kimseden izin almadan dağıtışıdır. Ne toprağı seçer ne de gölgesine oturanı; verdiği şey için teşekkür beklemez ve bu yüzden Yay burcunun cömertliğine benzetilir. Ama aynı Jüpiter abartmayı da bilir; küçük bir çekirdek için büyük bir kavga çıkarmak da onun aşırılığıdır.
Gündelik hayatta bu iki gezegen sizi ters yönlere çeker. Venüs gösterişsiz emeğinizin karşılığını istemenizi, Jüpiter ise meseleyi olduğundan büyütmemenizi öğütler. Uzun süredir adınız anılmadan yürüttüğünüz bir işiniz varsa, karşılığını isteyeceğiniz toplantıyı büyük bir hesaplaşmaya çevirmeyin. Yapılacak iş sadedir: yaptığınız işleri tek sayfada gösterin ve bir tek rakam söyleyin. Sayfayı uzatmak da rakamı yükseltmek de meselenin ağırlığını artırmaz.
Geleneksel tabirde incir bol ve kolay elde edilen mal sayılır. Tabirciler mevsiminde görülen inciri hayırlı bir kazanca, mevsimsiz görüleni ise sonradan pişmanlık duyulacak bir işe bağlamışlardır.
İncir ağacı görmek eski tabir kitaplarında bereketli bir eve, geniş bir aileye ve gölgesinde barınılan hayırlı bir kimseye yorulur. Dalları meyveyle dolu bir ağaç, evdeki geçimin genişlemesine işaret sayılmıştır. Kuru incir saklanmış ve kışa kaldırılmış mal, taze incir ise yakın zamanda elde edilecek bir kazançtır. İncir toplamak alın teriyle gelen rızka, incir ikram etmek gönül almaya bağlanmıştır. Ham incir koparmak, vaktinden önce istenen bir işin verdiği zahmettir. İncir yaprağı ise örtülmek istenen bir kusura ya da açığa çıkması istenmeyen bir kabahate yorulmuştur. Bir incir ağacı dikmek, yıllar sonra birçok kişiye yetecek bir işe başlamak sayılır.
Olgun bir inciri ikiye bölüp yemek, gösterişsiz bir emeğin karşılığını almaya başlamaktır. Tadının ballı olması, beklediğiniz sonucun umduğunuzdan tatmin edici çıkacağına yorulur. Meyvenin küçük olması sizi yanıltmasın; incirde doyuran şey hacim değil doluluktur. Bir tanesiyle yetinmeniz, elinizdekinin değerini bildiğinizi gösterir. Eski tabirlerde mevsiminde incir yemek hayırlı kazanç, mevsimsiz yemek ise sonradan pişmanlık duyulan bir iş olarak geçer.
Taşın çatlağında bile kök salan bu ağaç, kimseden izin almadan bereket dağıtan bir yapıyı simgeler. Geleneksel yorumda bereketli bir eve, geniş bir aileye ve gölgesinde barınılan hayırlı bir kimseye yorulur. Dalların meyveyle dolu olması geçimin genişlediğini gösterir. Kuru ve meyvesiz ağaç, bir evin ya da işin artık verim vermediğini anlatır. Ağacın gölgesinde oturmanız himaye görmeye, incir fidanı dikmeniz ise sonucu yıllar sonra alınacak bir işe başlamaya işaret eder.
Olmadan koparılan incirin sapından akan beyaz süt dudağı yakar. Bu görüntü hazır olmadan sunulan bir işin size zarar verdiğini anlatır: yarım kalmış bir dosyayı teslim etmek, henüz güvenmediğiniz birine her şeyi anlatmak, hazırlıksız girilen bir sınav. Rüyada dudağınızın acıması, erken davrandığınızı zaten bildiğinizi gösterir. Geleneksel tabirde ham incir koparmak, vaktinden önce istenen bir işin verdiği zahmettir. Meyveyi dalında bırakmanız, beklemeyi seçtiğinizi bildirir.
Sergide kurutulan incir, iki gün dayanmayan bir meyvenin kışa kalmasıdır. Bu imge saklanmış bir emeğe işaret eder: yıllar önce öğrenilmiş bir beceri, kenara konmuş bir birikim ya da unutulmuş bir belge şimdi işinize yarayacaktır. Kuru inciri sofraya çıkarmanız, elinizdekini nihayet kullandığınızı gösterir. Eski tabirlerde kuru incir kışa kaldırılmış mal sayılır. Küflenmiş incir ise fazla bekletildiği için hükmü geçmiş bir imkânı bildirir.
Geniş incir yaprağı, örtmek ve gizlemek fiilinin en eski simgesidir. Rüyada bir yaprakla bir şeyi kapatmanız, açığa çıkmasını istemediğiniz bir kusuru ya da bir eksikliği işaret eder: gizlenen bir borç, söylenmeyen bir hata, saklanan bir sağlık şikâyeti. Yaprağın rüzgârla uçması, örtünün kalkmasıdır. Geleneksel tabirde incir yaprağı örtülmek istenen bir kabahate yorulmuştur. Yaprağı kendi elinizle kaldırmanız, meseleyi kendiniz söylemeye karar verdiğinizi anlatır.
Rüya tabirlerimiz psikolojik literatür ve geleneksel kaynakların derlenmesiyle, editör gözetiminde hazırlanır. Amaç eğlence ve kişisel farkındalıktır; tıbbi, psikolojik veya kesin kehanet niteliği taşımaz.
İncir, gösteriş yapmayan bir olgunluğu simgeler; çiçeğini içinde açan ve dıştan mütevazı görünen bir meyvedir. Olgun incir vakti gelmiş bir karşılığa, ham incir erken davranmaya, kuru incir ise saklanmış ve şimdi işe yarayacak bir emeğe karşılık gelir.
İncir Boğa ve Yay arketiplerine bağlanır. Venüs kapalı bir yumrunun içinde biriken doluluğa değer biçer; Jüpiter ise gölge veren, uzağa dal salan cömertliği yönetir. Meyve 2. evin alanında durur, çünkü avuçta küçük görünen şey ağızda ağır basar.
Erken davranmaya işaret eder. Olmadan koparılan incirin sütü dudağı yakar; hazır hissetmediğiniz hâlde kendinizi sunmak size zarar verir. Yarım bir dosyayı teslim etmek ya da hazırlıksız bir sınava girmek bu görüntüyle gelir. Geleneksel tabirde ham incir vaktinden önce istenen işin zahmetidir.
Taşın çatlağında bile kök salan incir ağacı, kimseden izin almadan bereket dağıtan bir yapıdır. Eski tabirlerde bereketli bir eve, geniş bir aileye ve gölgesinde barınılan hayırlı bir kimseye yorulmuştur. Meyvesiz ağaç ise bir evin ya da işin artık verim vermediğini anlatır.
Eski tabir kitaplarında incir bol ve kolay elde edilen maldır. Mevsiminde görülen incir hayırlı kazanca, mevsimsiz incir pişmanlığa yorulur. Kuru incir kışa kaldırılmış mal, incir toplamak alın teriyle gelen rızık, incir yaprağı ise örtülmek istenen bir kabahat sayılmıştır.