Rüyada burun, yüzün en öne çıkan yeriyle ilgilidir: itibarınızı, gururunuzu ve bir işin kokusunu önceden alma yetinizi gösterir. Onur meselesi bu imgede toplanır.
Gururunun incindiği anı kimse unutmaz; yüzün ortasında bir şey ısınır, bakışlar yere iner. Rüyada burun tam bu duygunun etrafında toplanır. Yüzün en öne çıkan, en korunaksız ve en çok görülen parçasıdır; bu yüzden Türkçede itibarla ilgili neredeyse bütün deyimler onun üzerinden kurulur.
Burnu havada olan kişi kimseyi görmez, çünkü bakışını yükseğe sabitlemiştir. Burnu sürtülen kişi ise kendini beğenmişliğinin bedelini ödemiştir. Bu iki deyim rüyanın iki ucunu tarif eder: yükselen bir gurur ve onun yere yaklaşan hâli. Rüyada burnun büyümesi, küçülmesi, kırılması ya da kanaması bu eksende okunur.
Burun aynı zamanda sezmenin organıdır. Bir işin sonunu daha başlamadan hissetmeye halk dilinde kokusunu almak denir ve bu tam anlamıyla bir bilgi türüdür; kanıttan önce gelen, tarif edilemeyen ama sık sık haklı çıkan bir bilgi. Koku hafızayla da en doğrudan bağlantılı duyudur. Bir kokunun otuz yıl önceki bir mutfağı geri getirmesi rastlantı değildir.
Üçüncü katman nefestir. Burun havanın bedene girdiği kapıdır; tıkanması yaşamın daralması, açılması ise rahatlamanın kendisidir. Bu yüzden rüyadaki burun hem toplum içindeki yerinizi hem de nefes alacak alanınızın genişliğini aynı anda gösterir. Tabirciler ilk olarak burnun sağlam olup olmadığını sorar.
Bir toplantıdan çıkıp arabada tek başına kalınca söylemediğiniz cevabı zihninizde tekrar ediyorsanız, burun rüyaları çoğu zaman o cevabın gece geri gelmesidir.
Burun, kendinize biçtiğiniz değerin resmidir. Küçüldüğünü görmek çoğunlukla küçültüldüğünüz bir anla ilgilidir: bir yöneticinin sizi ekip önünde düzeltmesi, ailenizde fikrinizin sorulmadan karar alınması, yıllardır emek verdiğiniz bir işin başkasının adıyla anılması. Uyandığınızda hissettiğiniz utanç, o anın hâlâ kapanmadığını söyler.
Burnun aşırı büyüdüğünü görmek ise tersi yönde çalışır. Son dönemde kendinizi olduğunuzdan güçlü göstermek zorunda kaldıysanız, bilmediğiniz bir konuda bildiğinizi söylediyseniz ya da bir borcu ödeyemeyeceğinizi kabul etmek yerine mesele yokmuş gibi davrandıysanız, rüya şişen bir yüzle karşınıza çıkar. Bu bir suçlama değildir; savunma da bir çabadır ve yorar.
Burun kanaması genellikle basınçla ilgilidir. İçinde tutulan öfke, uzun süredir söylenmemiş bir cümle ya da sessizce sürdürülen bir aile gerilimi bedende yer bulur.
Burnun tıkanması ise nefes alanı sorusudur. Ev, iş ya da bir ilişki içinde alan daraldıysa, uyanınca göğsünüzde bir sıkışma kalır. Bu hafta iki saatinizi kimseye danışmadan kendinize ayırın ve o iki saatte hiçbir hesap vermeyin; nefes alanı ancak boş bırakıldığında ölçülebilir.
Burun, Koç arketipinin en açık bedensel karşılığıdır. Koç burcunun bedendeki payı baş ve yüzdür; en önden giden, kapıyı ilk açan, çarpma ihtimali en yüksek olan bölge. Burun da yüzün önünde durur ve nereye gidiyorsanız oraya önce o varır.
Yönetici gezegen Mars sembolün karakterini belirler. Mars cesaret, öne çıkma, savunma ve gerektiğinde çatışmadır. Kanamayla, sıcaklıkla ve baskıyla ilişkilendirilmesi tesadüf değildir; rüyada burnun kanaması Mars'ın bedende biriken basıncına karşılık gelir.
Ev karşılığı 1. evdir. Bu ev kişinin görünüşü, ilk izlenimi, dünyaya kendini sunma biçimi ve fiziksel varlığıdır. Burun bu evin tam ortasında durur: insanlar sizi tarif ederken önce yüzünüzü anlatır. Koç arketipi burada onurla ilgili bir soru sorar; itibarınızı korumak için mi öne çıkıyorsunuz, yoksa yalnızca ilk olmak için mi?
Gündelik köprüsü şudur: Mars hızlı davranır, sonucu sonra hesaplar. Son dönemde biri sizi küçük düşürdüyse, ilk tepkinizi vermek yerine kırk sekiz saat bekleyin. Aynı gezegen sezgiyi de keskinleştirir; bir işin kokusunu erken aldığınızı düşünüyorsanız bunu bir kenara yazın ve iki hafta izleyin. Öfkeyle kuracağınız cümleyi ertesi sabaha bırakın: sabah da aynı cümleyi kuruyorsanız o cümle öfkenin değil sizindir.
Geleneksel tabirde burun izzet, itibar ve kişinin insanlar arasındaki yeriyle ilişkilendirilir. Eski tabirciler burnu yüzün şerefi saymış; sağlam, düzgün bir burun görmeyi adı temiz olmakla, ad ve itibarın korunmasıyla açıklamışlardır.
Burnun kesildiğini ya da koptuğunu görmek, tabir kitaplarında itibarın zedelenmesine ve bir makamdan uzaklaşmaya yorulmuştur. Burnun büyümesi çoğunlukla mal ve nüfuz artışı sayılır; fakat ölçüsüz büyüme kibirle anılmıştır. Burun kanaması, elden çıkan bir miktar mala ve ardından gelen rahatlamaya bağlanır. Güzel bir koku almak hayırlı haber ve helal kazançtır; ağır bir koku, çevrede konuşulan hoş olmayan bir sözdür. Burnunu tıkalı hisseden kimse için tabirciler, işinin bir süre görünmez bir engelle yavaşlayacağını söylemişlerdir.
Kanayan burun tabirde çoğunlukla elden çıkan bir miktar mal ve ardından gelen ferahlıkla anılır. Psikolojik karşılığı ise basınçtır: içinde tutulan bir öfke, söylenmeyen bir cümle, sessizce sürdürülen bir aile gerilimi. Kanamanın kolayca durması meselenin kendiliğinden çözüleceğini, durmaması ise konunun konuşulmadan kapanmayacağını gösterir. Rüyada utanmak, öfkenizin görünmesinden çekindiğiniz anlamına gelir. İçinizde tuttuğunuz cümleyi bir kez yüksek sesle okumak bile basıncı düşürür.
Büyüyen burun iki yönlü okunur. Geleneksel tabirde mal, nüfuz ve itibarın artması sayılır; ölçüsüz büyüme ise kibirle anılmıştır. Gündelik karşılığı, kendinizi olduğunuzdan güçlü göstermek zorunda kaldığınız bir dönemdir. Bilmediğiniz bir konuda bildiğinizi söylemek ya da ödeyemeyeceğiniz bir yükün altına girmek bu görüntüyü tetikler. Aynada burnunuzu görüp rahatsız olmak, o gösterişten kendinizin de yorulduğunu anlatır. Küçülmesini istemek gerçek ölçüye dönme isteğidir.
Kesilen burun eski tabir kitaplarında itibarın zedelenmesi ve bir makamdan uzaklaşma olarak geçer. Bugünkü karşılığı çoğunlukla kamusal bir küçük düşme korkusudur: toplantıda azarlanmak, yıllardır verdiğiniz emeğin başkasının adıyla anılması, aile içinde fikrinizin sorulmaması. Rüyada acı hissetmemek, olayı henüz sindirmediğinizi gösterir. Kesiğin iyileşmesi ise adınızın temizleneceğine yorulmuştur. Hemen tepki vermek yerine olayın anlatılacağı doğru zamanı beklemek daha çok işe yarar.
Burunla ilgili en olumlu görüntülerden biridir. Geleneksel tabirde hayırlı haber, helal kazanç ve iyi anılan bir adla ilişkilendirilir. Kokunun kaynağını görememek, gelen iyiliğin beklemediğiniz bir yerden geleceğini anlatır. Tanıdık bir koku ise hafızayla bağlantılıdır; uzun süredir görmediğiniz bir yakınınız aklınıza gelecek demektir. Rüyada kokuyu derin derin çekmek, hayatınızda nefes alacak alanın genişlediğini gösterir. Ağır ve keskin koku ise çevrede konuşulan hoş olmayan bir söze işaret sayılır.
Tıkalı burun, nefes alanınızın daraldığını söyler. Evde, işte ya da bir ilişkide karar hakkınız azaldıysa, uyandığınızda göğsünüzde bir sıkışma kalır. Tabirciler bu görüntüyü, işin görünmeyen bir engelle bir süre yavaşlamasına bağlamışlardır. Nefes almaya çalışıp başaramamak, çözümü dışarıda aradığınızı; burnun kendiliğinden açılması ise beklemenin yeterli olacağını anlatır. Rüyanın somut karşılığı, kimseye hesap vermeyeceğiniz iki saati takvime yazmaktır.
Rüya tabirlerimiz psikolojik literatür ve geleneksel kaynakların derlenmesiyle, editör gözetiminde hazırlanır. Amaç eğlence ve kişisel farkındalıktır; tıbbi, psikolojik veya kesin kehanet niteliği taşımaz.
Burun, itibarınızı ve toplum içindeki yerinizi temsil eder. Rüyada belirmesi çoğunlukla gururunuzun nasıl bir sınavdan geçtiğini gösterir. Geleneksel tabirde izzet, ad ve nüfuzla ilişkilendirilir; sağlam bir burun adın temiz olmasına yorulur. İkinci katmanı sezgidir: bir işin kokusunu erken almak, kanıttan önce gelen bir bilgiye sahip olmak anlamına gelir.
Burun Koç burcunun alanındadır; bu burcun bedendeki payı baş ve yüzdür. Yönetici gezegen Mars cesaret, öne çıkma ve baskıyla ilgilidir; rüyadaki burun kanaması Mars'ın bedende biriken basıncına karşılık gelir. Sembolün evi 1. evdir: görünüş, ilk izlenim ve kendini sunma biçimi.
Tek başına kötü sayılmaz. Geleneksel tabirde elden çıkan bir miktar mal ve ardından gelen ferahlıkla anılır. Psikolojik okumada ise basıncı gösterir: içinde tutulan öfke, söylenmemiş bir cümle ya da sessizce sürdürülen bir gerilim. Kanamanın kolayca durması meselenin kendiliğinden çözüleceğini, durmaması ise konunun konuşulmadan kapanmayacağını anlatır.
İki yönlü okunur. Eski tabir kitaplarında mal, nüfuz ve itibarın artması sayılır; ölçüsüz büyüme ise kibirle anılmıştır. Gündelik karşılığı, kendinizi olduğunuzdan güçlü göstermek zorunda kaldığınız bir dönemdir. Aynada burnunuzu görüp rahatsız olmanız, bu gösterişten kendinizin de yorulduğunu gösterir. Küçülmesini istemek gerçek ölçüye dönme isteğidir.